Kemir Erimesi Nedir Ve Belirtileri Nelerdir?

Osteoporoz olarak da bilinen kemik erimesi genellikle kadınlarda rastlanılan bir rahatsızlıktır. Hastalık, vücut çok miktarda kemik kaybettiğinde ya da az kemik oluşturduğunda ortaya çıkmaktadır. Kemik erimesi nedeniyle zayıflayan kemiklerin kırılma ihtimalinin artması hastalığı oldukça tehlikeli bir boyuta taşımaktadır.

 Sağlıklı kemikler; protein, kollajen ve kalsiyum üçlüsünden meydana gelmektedir. Osteoporoza maruz kalan kemiklerde ise tüm değerlerde ciddi düşüşler meydana gelmektedir. Kemik içeriğindeki bu düşüşler ile kemik dokusu ufak yaralanmalara karşı bile oldukça zayıf kalmaktadır. Kemik erimesi sebebi ile oluşan kırıklara vücudun her yerinde rastlanabilir. Ancak; kalça, kaburga ve bileklerde yer alan kemikler kırıkların daha çok olduğu bölgeler arasındadır.

 Kemik Erimesi Semptomları

 Özellikle ilerleyen yaşlarda oluşma riski artan kemik erimesi kendini belirgin bir şekilde göstermektedir. Buna göre iskelet sisteminde meydana gelen omurga ağrıları hastalık belirtilerinin başında yer almaktadır. Osteoporoz sebebi ile oluşan bu ağrılar genellikle; sırt, bel ve boyun bölgesine yayılmaktadır. Hasta, ilerleyen dönemlerde omurga ağrıları neden ile hareket sıkıntısı yaşamaktadır.

 Vücut duruşu ve bazı şekil bozuklukları da kemik erimesi belirtileri arasında yer almaktadır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde özellikle öne eğik ve kambur duruş dikkat çekmektedir. Osteoporoza maruz kalan hastalarda kimi zaman boy kısalmasına da rastlanılmaktadır.

 Kemik erimesinin başlıca belirtilerinden bir diğeri de vücut kemiklerinde görülen kırıklardır. Kırıklar vücudun herhangi bir yerinde olabileceği gibi genelde el bileği ve kalçada gözlemlenmektedir. Hastalarda bu kırıklardan dolayı ciddi ağrılar ve kemik hassasiyeti gözlemlenmektedir.

 Kemik Erimesi Tanısı ve Tedavi Yolları

 Osteoporoz hastalığı için tanı, kemiklerde yer alan mineral yoğunluğunun ölçülmesi ile konulur. Mineral ölçümü kemik dansitometresi olarak bilinmekte olup, oldukça kolay bir işlemdir. Bu yöntemde elde edilen sonuçlar sağlıklı ve genç bir bireyin sonuçları ile karşılaştırılmaktadır.

 Kemik erimesi tedavisine gelindiğinde ise henüz net bir çözüm yöntemi üretilmemiştir. Hastalık tanısı konulduktan sonra genellikle reçeteli olarak bifosfonat grubu ilaçların kullanılması önerilmektedir. Tedavi hastalık için kesin bir çözüm yolu değildir. Ancak, bu sayede kemiklerde erime miktarı azaltılıp tedavi edilebilecek bir seviyeye çekilmeye çalışılmaktadır.

 Kemikleri Güçlendirmeye Yardımcı İlaçlar

 Kemik erimesine karşı verilen ilaç grubu reçeteli olarak satılmaktadır. Bifosfanat kategorisindeki bu ilaçlar, kemik kaybı ve kırık riskini düşürmektedir. Bazı durumlarda ilaç takviyesi ile kemik miktarı da artırılmaktadır. Ancak ilaçlar kullanımına bağlı olarak bazı yan etkilere sahiptir.

 Ağız yolu ile alınan ilaçlar bazı mide ve bağırsak rahatsızlıklarına neden olabilmektedir. Enjeksiyonla alınan ilaçlarda ise grip benzeri yan etkilere rastlanabilmektedir. Kemik erimesi tedavisi mutlaka kişinin alacağı önlemler ile desteklenmelidir.

 Kemik Erimesine Karşı Alınabilecek Önlemler

 Kemik erimesine karşı alınabilecek en iyi önlem düzenli beslenmek ve egzersiz yapmaktır. Gıda desteğinin yanı sıra kişinin vücut ağırlığını koruması da oldukça önem arz etmektedir. Düşük kiloya sahip insanların kemik kaybı riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Protein, kalsiyum ve D vitamini ise kemik erimesi hastalığının başlıca düşmanlarıdır.

 Kemiği oluşturun ana maddelerden biri olan protein, hastalığa karşı iyi bir koruyucudur. Et ve süt ürünlerinin yanı sıra; kuruyemiş, bazı baklagiller ve yumurtadan da yüksek oranda protein alınabilmektedir.

 Kalsiyum tüketiminin yaş ilerlemesi ile birlikte artırılması gerekmektedir. Kemik erimesinden korunmak isteyen bireyler 50 yaşına kadar günlük 1000 mg kalsiyum tüketmelidir. 50 yaşından sonra ise bu değer daha da artırılmalıdır.

 Son olarak D vitamini da osteoporoza karşı mükemmel bir koruyucudur. Bu vitamin ile kalsiyum emilimi artırılmakta ve kemik güçlenmesi desteklenmektedir. İnsanlar D vitaminini doğrudan güneşten almaktadır. Ancak vitamin üretimi yaşla birlikte azalacağından, ilerleyen dönemlerde özellikle balık tüketimi gibi ek takviyeler alınmalıdır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir