Kalça Kırığı

İleri yaşta hastaların en büyük ortopedik problemi kalça kırığıdır. Kalça kırığı sosyal ve ekonomik yaşamı etkilemenin yanı sıra hastanın yaşamını da tehlikeye atmaktadır. İlerleyen yaşla birlikte kemik erimesi görülme ihtimali artmaktadır. Kemik erimesindeki artış ile kalça kırığı görülmesi aynı oranda artmaktadır. Şöyle ki kemik erimesinin bir diğer adıyla osteoporoz hastalığının çok fazla görüldüğü kadın hastalarda kalça kırığı daha fazla görülmektedir. Ayrıca yaş ilerledikçe kas kuvvetindeki ve dengedeki azalma kalça kırığını beraberinde getirmektedir.

 BELİRTİLER – TANI VE TEDAVİ

 Kalça belirtileri arasında kırılan taraftaki bacağının üstüne basamama, şişlik, morarma ve ağrılı kalça hareketleri vardır. Tanı için genellikle röntgen yeterli olmaktadır. Röntgenin yetersiz kaldığı ayrılmamış kırıklarda tomografi veya manyetik rezonans (MR) gibi tetkikler istenebilir. Kalça kırıklarındaki asıl amaç hastanın kırıktan önceki yaşam kalitesini tekrardan sağlayabilmektir.

 Yatağa bağımlı hale gelen hastalarda metabolik dengeler bozulmakta ve daha önceden görülen rahatsızlıklar ve problemler artarak kendini göstermektedir.

 Uzun süre hareketsizlikten dolayı bası yaraları (Halk arasında yatak yarası olarak bilinmektedir.) oluşmaktadır. Pıhtı atımı (tromboemboli) görülme ihtimali artmaktadır. Tüm bunlara ek olarak hasta enfeksiyona açık hale gelmektedir. Bu nedenle cerrahi yöntem tercih edilmelidir. Ancak cerrahi yöntemle alınacak anestezinin yaşlı hastaların sağlık durumunu etkilediği de unutulmamalıdır. Cerrahi yönteme başvurmak için ilk 24 saat çok önemlidir. Geç kalınmaması hastanın yaşama ihtimali için oldukça önemlidir.

 Protez veya kırığı kaynatmaya yönelik cerrahi yaklaşımlar yapılır. Kırığın yerine göre hangi ameliyatın yapılacağına karar verilir. Protez ameliyatlarında kırık parça çıkarılarak yerine kalça protezi yerleştirilir. Kırığın tespit edildiği ve protez yerine kırığın kaynamasına yönelik yapılan ameliyatlarda ise farklı plak ve vidalar kullanılarak kırığın kaynaması sağlanır.

 Her iki ameliyat yönteminde de amaç hastayı bir an önce ayağa kaldırmak ve medikal malzemeler ile üzerine basmasını sağlamaktır. Uygun ameliyat yöntemi seçilmemesi durumunda kırıkta çeşitli deformasyonlar görülebilir. Oluşacak komplikasyonlara karşı yeni bir tedavi süreci belirlenecek ancak hasta için daha yorucu bir süreç başlayacaktır.

 TEDAVİ SONRASI SÜREÇ

 Yoğun ağrıdan kaynaklı hastalar ayağa kalmak istememekte ve korkmaktadırlar. Bu tip hastalar cesaretlendirilmeli, yürümenin öneminden ve tamamen yatağa bağımlı olmanın dezavantajlarından bahsedilmelidir. Gerekli olması durumunda fizyoterapist desteği evde de alınmalıdır. Bası yarası oluşan hastalarda yatak içindeki pozisyonu değiştirilmelidir. Özel havalı yataklar tercih edilmelidir.

 Ameliyat sonrasında kan sulandırıcı ilaç kullanılması gerekmektedir. Bunun nedeni pıhtı atımını önlemeye yöneliktir. Ancak bu problemi önlemenin en sağlıklı yolu hastanın yürütülmesidir. Ayrıca varis çorabı kullanımı da tedaviye yardımcı olmaktadır.

 Bir diğer problem ise stres kaynaklı hastanın bilinç dağınıklığı yaşaması ve ajitasyona girmesidir. Çoğunlukla zaman içerisinde düzelme görülür. Hasta bir an önce taburcu edilip gündelik yaşamına dönmeye yönelik tedavi süreci benimsenmelidir.

 KIRIK RİSKİNİ AZALTACAK FAKTÖRLER

 Bazı eksiklik ve ihtimaller yaşlı insanların düşme ihtimalini arttırmaktadır. Mobilya, masa ve sandalyelerin konumu, uzatma kabloları ve yüksekliği uygun olmayan yataklar yaşlıların düşme ihtimalini arttırmaktadır. Merdivenlerde trabzan kullanılması, alaturka yerine alafranga tuvaletlerin tercih edilmesi düşmelerin önüne geçecek önlemlerden sadece birkaçıdır. Çevresel etmenlerin yanı egzersizlerle hastaların kasları güçlendirilebilir. Yürüyüş ve egzersiz yapmasına yönelik teşvik edilmelidir. Doğru beslenme, vitamin kullanımı, süt tüketimi ve sigaradan uzak kalma hastalar üzerinde etkilidir.

 Kalça kırığı hastalar için ciddi sağlık sorunlarına neden olan bir kırık çeşididir. Doğru tedavi yöntemi hem hayata tutunma hem de yaşam kalitesi için oldukça önemlidir. Cerrahi tedavinin yanı sıra fizyoterapinin önemi de unutulmamalıdır. Hasta bir an önce eski günlük yaşantısına geri döndürülmelidir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir