Ayak Kırığı


Ayak kırığı sorunu, ayakta bulunan herhangi bir kemikte ortaya çıkabilir. Ayak bölümünde 26 adet küçük kemik bulunmaktadır. Ayakta meydana gelebilecek kırıklar, topuk, parmak, bilek ya da ayağın orta kısmında oluşabilir.

 Ayak kırığı; düşme, yaralanma, kaza ya da ayağın üzerine bir cismin düşmesi neticesinde ortaya çıkabilir. Ayak kırığının oluşumuna neden olabilen bir başka etken ise, kemik erimesi (osteoporoz) hastalığıdır.

 Çeşitli sebepler sonucunda oluşan ayak kırığının tamamen iyileşmesi ise 1 ay ile 3 ay sürebilmektedir. 1-3 aylık zaman dilimi içerisinde kişinin yürümesi normale dönebilmektedir.

 Ayak Kırığının Belirtileri Nelerdir?

 Ayakta oluşan kırıklar, kendilerini çeşitli belirtilerle gösterir. Ortaya çıkan belirtilerin şiddeti ise kırığın durumuna bağlı olarak ortaya çıkar. Ayak kırıklarının olduğunu gösteren belirtiler;

 – Yaralanmış alanda şişlik ve çürüme.

 – Kırık olan bölgede şişlik ve bu duruma eşlik eden ağrı.

 – Ayakta ya da ayak parmaklarında uyuşma hissi.

 – kırık bölgesi üzerinde yumru ya da görünür nitelikte bir deformasyonun söz konusu olması.

 – Ayakta yanma hissi.

 – Rahat yürüyememe.

 – Ayakta kalma ve ya yürümede güçlük.

 – Eklem ağrısı.

 – Sertlik.

 – Karıncalanma hissi.

 Ayağı, ayak bileğini ya da ayak parmaklarını hareket ettirme güçlüğü

 Ayak Kırılmasının Söz Konusu Olmasındaki Risk Faktörleri

 Ayakta kırılmasının ortaya çıkma olasılığını arttırabilecek pek çok risk faktörünün varlığı söz konusudur. Bunun beraberinde bu risklere sahip olan her insanda, ayak kırığı yaşanacak diye bir şey yoktur. Ayak kırığının oluşumuna neden olabilecek risk faktörleri ise şunlardır;

 – Yaşın ilerlemesi.

 – Kişideki kas miktarında azalmanın ortaya çıkması.

 – Askerlik ve benzeri sebeplerden ötürü aktivite düzeninde ani bir değişimin söz konusu olması.

 – Uygunsuz nitelikte ayakkabı kullanımının tercih edilmesi.

 – Kemiklerin zayıflaması ve incelmesi durumunun söz konusu olduğu osteoporoz hastalığı.

 – Kist ve tümör gibi kemikleri zayıflatan bazı sağlık sorunları ve ya haller.

 Ayak Kırığında Nasıl Bir İlk Yardım Uygulanmalıdır?

 İlk olarak ayağında kırık olan kişi, fazla hareket ettirilmeden sakin bir yere çekilmelidir. Sonrasında ise kanama söz konusu olması durumunda kanayan bölgenin üzerine bir bez bağlanmalıdır. Ardından da baskı uygulanarak, kırık ayak hareket ettirilmeden sakin bir şekilde 112 aranmalıdır.

 Kişide bir boyun hasarının olmasından şüphelenilmesi halinde, hasta hareket ettirilmesinden kaçınılmalıdır. Hastanın ayağında varsa terlik, çorap vs. bunlar çıkarılarak kırık belirtileri gözlemlenir.

 Ayak kırığı nedeniyle oluşabilecek şişliğin önlenmesi için 5-10 dakika buz kompresi uygulanabilir. Ancak buzun direkt olarak cilde temas ettirilmesinden kaçınılmalıdır. Bunun için de buz, bir bez parçasına ve ya havluya sarılarak kullanılabilir.

 Ayak Kırığının Tedavisi

 Ayak kırığının yaşandığı durumlarda genellikle alçı yöntemine başvurulmaktadır. Alçı yöntemi genellikle etkili bir sonuç verdiğinden ameliyata gerek kalmaz.

 Ayak kırığının iyileşme sürecinde koltuk değneğinin kullanımı önemlidir. Bu yolla hastanın vücut ağırlığını ayaklara vermesi önlenir. Böylelikle ayakta oluşan kırığın hızlı ve sorunsuz bir şekilde iyileşmesi sağlanır.

 Ayak kırığı sorunlarında ayağın yüksekte tutulması son derece yararlı sonuçlar ortaya koyar. Bu yöntem sayesinde kırığın çok daha hızlı iyileşmesi sağlanır.

 Ayakta oluşan kırık nedeniyle oluşan ağrının giderilmesi için ağrı kesici kullanılabilir. Bunun yanında iltihap sökücü ilaçlardan da yararlanılabilmektedir. Ayak kırıklarında gerek görülmesi durumunda kemiklerin güçlenmesi için vitamin takviyesi yapılabilir.

 Ayak Alçıdan Çıkarıldıktan Sonra Ne Yapılır?

 Kırık olan ayağın alçıdan çıkarılmasından sonra, ayağın güçlendirilmesi ve iyileşmenin hızlandırılması için bazı egzersizler yapılır. Bu egzersizler;

 Ayağında kırılma sorunu yaşanmış olan hastanın ayağının alçı sonrasına ısınması sağlanır. Bunun için ise bisiklet sürme ya da yürüme gibi hafif egzersizler son derece yararlı olur.

 Bu sayede alçının içinde uzun süre boyunca hareketsiz kalan ayak kaslarının gevşemesi sağlanır. Bunun beraberinde bölgeye olan kan akışı da arttırılır. Böylece, ayağın alçıdan sonraki sürece hızlı bir şekilde uyum sağlamasına yardımcı olunur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir